Selenga sabah erken kalktı ve babasına, “Bugün deniz fenerine gidebilir miyiz?” diye sordu. Babası gülümsedi, “Tabii ki, anneannenle birlikte harika bir gezi yapacağız.” diye yanıt verdi.
Deniz fenerine varınca, Selenga yüksek kuleyi merakla inceledi. Aniden hafif bir ses duydu, “Cik cik!”
“Bir şey duydun mu?” diye sordu anneannesi.
Selenga sesin geldiği yöne baktı ve küçük bir kuşun kanadının incinmiş olduğunu fark etti. “Baba, bu kuş yardıma ihtiyacı var!”
Hemen babasıyla birlikte kutsal kuşu nazikçe aldı ve anneanneye getirdi. Anneanne, “Sakin ol, küçük dostumuz iyileşecek.” dedi.
Selenga kuşu saran tüylerine dikkatle baktı, “Ne kadar narinmiş!”
Gün boyu bakım yaptılar, kuş yavaşça güç topladı. Güneş batarken, Selenga kuşu özgürce gökyüzüne bıraktı.
“Hoşça kal, küçük dost!” diye el salladı.
Bu küçük macera Selenga'ya, yardımseverliğin ve doğaya karşı sorumluluğun ne kadar önemli olduğunu hatırlattı.
