Gemi dalgalarda sallanıyordu.
Ama Fenikeli denizciler aldırmıyordu. Yelkeni düzelttiler. Dümen tuttular. Ve devam ettiler.
Selenga güverteye çıktı.
Deniz mavisiydi. Ve her yanda başka renk: güneşte altın olan yelken, tahta güverte, ve uzakta başka gemiler.
“Siz kimsiniz?” diye sordu.
Fenikeliler
“Fenikeliler” dedi kaptan. “Lübnan kıyılarından. Ama ev dediğimiz yer bu deniz.”
“Nereye gidiyorsunuz?”
"Kartaca'ya bugün. Sonra belki İspanya. Belki Kuzey Afrika. Deniz nereye götürürse."
“Ticaret mi?”
“Ticaret. Öyle ya da böyle her şey ticaret.”
“Ne taşıyorsunuz?”
Kaptan güldü. Ambarı açtı.
İçinde küçük küpler. Kırmızı. Mor. Yoğun renk.
“Bu ne?”
“Mureks. Mor boya. Kraliyet moru.”
Mor Boya
"Neden 'kraliyet' deniyor?" diye sordu Selenga.
“Çünkü çok pahalı. Bir gram mor boya için binlerce deniz salyangozunu öğütmek lazım. Sadece çok zenginler giyebilir.”
“Deniz salyangozundan renk mi?”
“Mureks salyangozundan. Kabuklarını kırıyoruz, içindeki sıvıyı alıyoruz. Güneşe tutunca mor oluyor.”
Selenga şaşırdı.
“Bu kadar emekle gelen renk. Giyenler biliyor muydu nereden geldiğini?”
“Çoğu bilmiyordu. Giyiyordu. Pahalı olduğunu biliyordu.”
“Emek görünmüyor bazen.”
“Ticaretin sırrı bu biraz.”
Alfabe
“Başka ne taşıyorsunuz?” diye sordu Selenga.
“Bilgi” dedi kaptan.
“Bilgi taşınır mı?”
“En kolay taşınan şeydir. Seninle gider, sende kalır, oraya da götürürsün.”
“Hangi bilgi?”
“Alfabe.”
Selenga durdu.
“Alfabe mi?”
"Evet. Biz geliştirdik. 22 harf. Sesleri harfe döktük. Ve bu harfler Yunanlar'a geçti. Yunancadan Latinceye. Latinceden bugünkü Avrupa dillerine."
Selenga baktı.
“Türkçe alfabe de oradan mı?”
“Bir kol oraya gidiyor evet. Diğer kol Aramilere. Aramiceden Arapça ve İbraniceye.”
"Yani benim kullandığım harfler de Fenike'den mi geliyor?"
“Uzun bir yolculuktan. Ama evet.”
Gece Denizinde
Gece oldu.
Gemi durdu. Demirledi.
Fenikeli denizciler ateş yaktı. Yemek pişirdiler.
Selenga oturdu yanlarına.
“Sizi en çok ne korkutuyor denizde?”
“Fırtına” dedi biri. “Ama fırtına bilinen tehlike. Asıl bilinmeyenin korkusu.”
“Bilinmeyen ne?”
“Haritada olmayan. Keşfedilmemiş kıyı. Ne çıkacağı belirsiz.”
“Yine de gidiyorsunuz.”
“Gitmeyen keşfedemez. Korku olmasaydı cesaret de olmazdı.”
Bu Hikayeden Ne Öğrendik?
1. Fenikeliler, MÖ 1200-800 yılları arasında Akdeniz'in tüm kıyılarına ulaşan büyük bir ticaret uygarlığıydı; ana yurtları bugünkü Lübnan kıyılarıydı. 2. Mor boya (Fenike moru), mureks salyangozundan elde edilir ve çok emek gerektirdiğinden antik çağda kraliyet simgesi sayılırdı. 3. Fenike alfabesi, 22 harften oluşur ve bugünkü Latin, Yunan, Arap ve İbrani alfabelerinin atasıdır. 4. Alfabe kavramı — her sesin tek bir işaretle gösterilmesi — insanlık tarihinin en büyük buluşlarından biridir. 5. Fenikeliler ticaret yoluyla kültür, bilgi ve teknolojiyi de yayıyordu.
Aile İçin Konuşma Soruları
1. Bugün kullandığın harflerin Fenikelilerden geldiğini öğrenmek nasıl hissettirdi? 2. Alfabe olmasaydı dünya nasıl olurdu? 3. Korku olmadan cesaret olur mu?
