Selenga yaz tatiline başlamıştı ve en çok sevdiği zaman babaanneyle anneanneyle geçirdiği saatlerdi. O gün bahçede dolaşırken yerde biraz gömülü bir sandık fark etti.
“Anneanne, babaanne, bu sandık ne olabilir?”
“Gel beraber açalım bakalım,” dedi babaanne gülümseyerek. Hep birlikte sandığı açtılar. İçinde eski fotoğraflar, görüntü kabı ve minik oyuncaklar vardı.
“Ne kadar ilginç! Bu eski eşyalar dedemin çocukluğuna ait,” dedi anneanne.
Selenga hemen bir oyun fikri buldu:
“Bu fotoğraflara bakarak hikayeler uyduralım ve oynamaya başlayalım!”
Böylece yaşlı eşyalar yeni oyunların kapısını açtı. Selenga ve büyükanne-anneleri birlikte oynamanın, geçmişi öğrenmenin ve paylaşmanın tadını çıkardı.
“Bize hem eğlence hem anılar bıraktın Selenga,” dedi babaanne. Selenga mutlu ve meraklıydı. Her gün yeni bir şey keşfetmek onu çok seviyordu.
Bu küçük bahçe keşfi aileyi bir araya getirmiş, sevgi ve birlikte olmanın neşesini pekiştirmişti.
Selenga, keşiflerin paylaşmakla güzel olduğunu düşünüyordu.
