Selenga bir sabah amcası Hasan'la birlikte şehir parkına gitmeye karar verdi. Amcası Hasan, Hayvanları Çok Seven ve Doğayı Koruyan Biriydi. “Gel bakalım Selenga, bugün parktaki hayvanlara bakacağız,” dedi gülümseyerek.
Park çok güzel ve yeşildi. Kuşlar cıvıldıyor, tavşanlar koşuyordu. Ama Selenga birden küçük bir sincap gördü, tek başına ve biraz korkmuş görünüyordu. “Amca, bu sincap ne yapıyor burada tek başına?” diye sordu.
Amcası Hasan, “Belki ailesini kaybetmiştir. Hadi ona yardımcı olalım,” dedi.
Selenga dikkatle küçük sincabı izledi. Sincap küçük dalların arasına gizlenmiş gibi görünüyordu ama karnı gurulduyordu. Selenga aniden yanında getirdiği cevizleri çıkardı ve sincaba doğru uzattı. Sincap önce tereddüt etti, sonra cevizleri yemeye başladı. Selenga gülümsedi. “Sabırla yaklaşınca, hayvanlar bize alışırmış,” dedi.
Bir süre sonra parkta başka küçük hayvanlar da buldular: yaralı bir kuş, biraz şaşkın bir kirpi. Selenga ve amcası onlara yardım etmek için yuvalarını bulmaya çalıştılar.
“Sorumluluk sahibi olmak böyle bir şey,” dedi amcası, “doğa bize emanet.”
Az sonra Selenga ve amcası kaybolan hayvanları yuvalarına ulaştırdı. Hayvanlar teşekkür ederek sessizce ormana doğru gittiler.
Selenga günün sonunda çok mutluydu. “Doğadaki her canlının yardıma ihtiyacı olabilir, biz onları unutmamalıyız,” dedi.
İkisi birlikte eve dönerken, bugün küçük bir macera yaşadıklarını düşündüler. Sabır ve sevgiyle çoğu sorunu çözmek mümkünmüş.
