Dondurma dükkanının önünde kuyruk vardı.
Uzun kuyruk.
Selenga saydı. On iki kişi önünde.
“Çok fazla” dedi Selenga. “Bekleyemem.”
“Bekliyeceksin” dedi annesi. “Güzel şeyler beklenmeyi hak eder.”
Selenga homurdandı. Sıraya girdi.
Kuyruk
Bir dakika geçti. Sıra ilerlemedi.
İki dakika. Biraz ilerledi.
Selenga etrafına baktı.
Yanındaki çocuk da bekliyordu. Kırmızı şapka takmıştı. Selenga gibi saçları vardı — kıvırcık. Ama sarıydı.
Çocuk da Selenga'ya baktı.
“Hangi tadı alacaksın?” diye sordu çocuk.
“Çilek” dedi Selenga. “Sen?”
“Ben de çilek.”
Sıra Beklerken
“Adın ne?” diye sordu Selenga.
“Lena.”
“Ben Selenga.”
“Selenga güzel isim.”
“Lena da güzel.”
S?ra yavaş ilerledi.
Lena tatilden geliyordu. Selenga da. İkisi de denize girmişti. İkisi de kumda oynamıştı.
“Denizdeki dalgalar çok büyüktü” dedi Lena.
“Bende de” dedi Selenga. “Korktu musun?”
“İlk başta. Sonra değil.”
“Ben de öyle!”
S?ra ilerledi. Artık sekiz kişi kalmıştı.
Dondurma
S?ra geldi.
İkisi de çilek aldı.
Dışarı çıktılar. Yanyana oturdular bankta.
Dondurma eriyordu. Hızlı yemek gerekiyordu.
“Geliyor mu?” diye sordu Lena.
“Geliyor” dedi Selenga. Dilini çıkardı. Yaladı. “Güzel!”
İkisi güldü.
Veda
Lena'nın annesi çağırdı.
“Gidiyorum” dedi Lena.
“Tamam” dedi Selenga.
“İyi tatiller.”
“Sana da.”
Lena gitti. Selenga baktı arkasından.
Adını biliyordu. Çilek sevdiğini biliyordu. Dalgadan önce korktuğunu biliyordu.
Başka hiçbir şey bilmiyordu.
“Anne” dedi Selenga.
“Hm?”
“Kuyrukta arkadaş edindim.”
“Gördüm.”
“Beklemek fena değilmiş.”
Annesi güldü. “Güzel şeyler beklenmeyi hak eder dedim ya.”
Selenga dondurmasını yaladı. “Haklıymışsın.”
Velilere Not
Tatilde sıra beklerken telefon vermeyin. O an kendi kendine vakit geçirmeyi, gözlemlemeyi veya yabancılarla konuşmayı öğretir.
