Uzak bir diyarda, kristal berraklığında bir denizin derinliklerinde, Balık adında küçük bir balık yaşardı. Balık, diğer balıklardan farklıydı. Gün boyunca sualtı kayalıklarının arasında yüzerken, gökyüzüne bakardı ve merak ederdi: “Acaba orada ne var?”
Bir gün, Balık yüzerken, denizin yüzeyine çıktı. Orada, rüzgarda dalgalanan, parlak kanatları olan bir kelebek gördü. Kelebek, Balık'a gülümsedi ve sordu: “Neden sen de uçmayorsun?”
“Ama ben balığım,” dedi Balık. “Balıklar uçamaz.”
Kelebek güldü. “Kimse uçamaz derken, sen de uçabilirsin. Sadece cesaret gerekir!”
Balık, kelebeğin sözlerini düşündü. Bir sabah uyandığında, bir mucize oldu: Balık'ın kanatları vardı! Parlak, gökkuşağı renkli kanatlar. Balık, ilk kez gökyüzüne uçtu. Aşağıda, tüm deniz arkadaşları hayretle bakıyordu.
Balık, bulutların arasında dans etti, güneşin ışığını hissetti ve rüzgarla oynadı. Ama en güzel şey, yeni arkadaşlar bulmasıydı: uçan balıklar, uçan balıklar ve daha birçok hayal kuran yaratık.
Gece olduğunda, Balık denize geri döndü. Ama artık biliyordu ki, hayal gücü kanatlardan daha güçlüdür. Her gece, yıldızları seyrederken, gökyüzüne uçtuğunu hayal ederdi.
Ve sen de, Minik Kulaklar, her zaman hayal kurabilirsin. Çünkü hayal gücü, seni istediğin yere götürebilir!
