Merhaba!
Ben Selenga.
Bugün sihirli zaman kapım beni Trabzon'un yemyeşil dağlarına götürdü.
Kapı açılır açılmaz kuş sesleri duydum.
Kocaman ağaçlar gökyüzüne uzanıyordu.
Bir dağın yamacında, kayaların içine yapılmış büyük bir bina gördüm.
“Vay canına!” dedim.
“Bu nasıl bir yer?”
Tam o sırada Hasan Dede yanıma geldi.
“Hoş geldin Selenga.” dedi.
“Burası Sümela Manastırı.”
Ben merakla yukarı baktım.
“Burayı neden dağın üzerine yapmışlar?”
Hasan Dede gülümsedi.
“Yıllar önce insanlar burayı büyük bir emekle inşa etmişler.”
“Bugün ise bu güzel yapı geçmişimizi hatırlatıyor.”
Birlikte taş merdivenlerden yavaş yavaş yürüdük.
Çevrede rengârenk çiçekler açmıştı.
Kelebekler etrafımızda uçuşuyordu.
Ben doğanın güzelliğine hayran kaldım.
Hasan Dede bana,
“Tarihi yapıları korurken doğayı da korumalıyız.” dedi.
Ben başımı salladım.
“Çünkü ikisi de bize emanet.”
Hasan Dede gülümsedi.
“Aferin Selenga.”
“Geçmişimize sahip çıkarsak geleceğimiz daha güzel olur.”
Tam o sırada sihirli zaman kapım yeniden parladı.
Acaba bir sonraki yolculuğumda hangi tarihi yeri keşfedeceğim?
Ben Selenga.
Bir sonraki macerada görüşürüz!
