Bir zamanlar, çok küçük bir kız vardı. Adı Elif'ti. Elif her gün penceresinden gökyüzüne bakardı ve bulutlara hayran olurdu.
Bir güzel sabah, Elif bahçeya çıktı. Birden, beyaz ve yumuşak bir bulut inerek yanına geldi. Bulut, Elif'e gülümsedi.
"Merhaba, ben Bulut Arkadaş! Bulutların Ülkesi'ne gelmek ister misin?" dedi bulut.
Elif çok heyecanlandı. “Evet, evet! Çok istiyorum!” diye bağırdı.
Elif bulutun üstüne çıktı. Bulut, onu gökyüzüne doğru yukarı taşıdı. Uçarken, Elif çok güzel şeyler gördü. Renkli kuşlar, parlayan yıldızlar ve daha birçok bulut.
Sonunda, Bulutların Ülkesi'ne vardılar. Burası çok sihirliydi! Bulutlar, renk renk parlıyordu. Kırmızı bulutlar, mavi bulutlar, sarı bulutlar... Hepsi birlikte dans ediyordu.
Elif orada, Bulut Arkadaş'ın diğer arkadaşlarını tanıştı. Rüzgar Kız, Gökkuşağı Erkek ve Yağmur Damla. Hepsi Elif'i çok sevdi.
Birlikte, gökyüzünde oyunlar oynadılar. Bulutlar arasında saklambaç oynadılar. Gökkuşağı'nda kaydılar. Yağmur Damla ile su oyunları oynadılar.
Gün batarken, Elif'in eve dönmesi gerekti. Tüm arkadaşları, onu kucaklayıp öptüler.
“Tekrar gel, Elif!” dediler. “Seni çok seviyoruz!”
Elif, bulutun üstüne çıktı. Bulut Arkadaş, onu eve geri götürdü. Elif, bahçesine indi.
Artık, Elif gökyüzüne baktığında, bulutlara gülümsedi. Çünkü biliyordu ki, orada sihirli arkadaşları vardı. Ve her gün, onları ziyarete gidebilirdi.
Masalın sonu.
DERS: Hayal gücü, bizi en güzel yerlere götürebilir. Arkadaşlık, gökyüzü kadar değerlidir.
