Araba durdu.
“Geldik” dedi babası.
Selenga camdan baktı. Mavi. Çok mavi. Sonsuza kadar mavi.
“Bu deniz mi?” diye fısıldadı.
“Deniz” dedi annesi.
Selenga kapıyı açmak istedi. Durdu. Bir daha baktı.
Hiç görmemişti. Resimlerde görmüştü. Kitaplarda görmüştü. Ama bu farklıydı.
Bu gerçekti.
İlk Adım
Kuma bastı.
S?caktı. Ayakları battı biraz.
Yürüdü. Her adımda ayak izi kaldı. Arkasına baktı. İzleri sıralanmıştı.
“Bunlar benim izlerim” dedi.
Sonra dalga geldi. Uzaktan. Yavaş yavaş. Köpüklü.
İzi sildi.
Selenga baktı. İzi yoktu artık.
“Anne, izim gitti.”
“Deniz aldı.”
“Neden?”
“Çünkü kumlar herkese ait. Deniz herkesi kabul eder ama iz bırakmaz.”
Su
Selenga suya doğru yürüdü.
Babası elini tuttu. Birlikte gittiler.
İlk dalga ayağına geldi.
Soğuktu. Çok soğuktu.
Selenga geri çekti ayağını.
“Soğuk!”
“Alışırsın.”
İkinci dalga geldi. Bu sefer kaçmadı. Bekledi.
Soğuktu yine. Ama bu sefer güzeldi de.
“Tuhaf” dedi Selenga.
“Ne tuhaf?”
“Hem soğuk hem güzel. İkisi aynı anda olabiliyormuş.”
Babası güldü. “Çok şey böyle. Hem zor hem güzel.”
Tuz
Selenga dilini çıkardı.
Dalgadan bir damla ağzına girdi.
“TUZ! Tuzlu!”
“Deniz tuzludur.”
“Neden?”
“Milyonlarca yıldır kayalardan tuz eriyor, denize akıyor.”
Selenga düşündü. “Milyonlarca yıl mı?”
“Evet.”
“Ben daha kaç yaşındayım?”
“Az.”
“Deniz benden çok yaşlı.”
“Çok yaşlı.”
Selenga denize baktı. Farklı baktı. Saygıyla.
“Merhaba yaşlı deniz” diye fısıldadı.
Dalga geldi. Ayağını ıslattı.
“Seni selamlıyor” dedi babası.
Akşam
Güneş battı.
Deniz kırmızıya boyandı. Sonra turuncuya. Sonra mora.
Selenga oturdu kuma. Dizlerini çekti. Baktı.
Annesi yanına oturdu. Omzuna yaslandı Selenga.
Kimse konuşmadı.
Dalga geldi gitti. Geldi gitti.
“Anne” dedi Selenga.
“Hm?”
“Buraya her yaz gelebilir miyiz?”
“Çalışırız.”
“Söz mü?”
“Söz.”
Selenga kapattı gözlerini. Dinledi dalgaları.
Bu sesi içine çekti. Sakladı.
Velilere Not
İlk deniz deneyimini aceleye getirmeyin. Çocuğun her duyuyu keşfetmesine zaman tanıyın. Kum, tuz, dalga sesi — bunları birlikte fark edin.
