Gece pazarı kurulmuştu.
Işıklar yanıyordu. Tezgahlar sıralanmıştı. Sesler birbirine karışıyordu.
Selenga girdi annesinin eliyle.
Renkler
Her yerde renk.
Kırmızı bileklikler. Mavi bardaklar. Sarı şapkalar. Mor taşlar.
Turuncu havlular — deniz desenli. Yeşil sepetler — el işi.
Selenga durdu bir tezgahın önünde.
Cam boncuklar vardı. Onlarcası. Yüzlercesi.
“Anne bak!”
Annesi geldi. “Güzel.”
“Her biri farklı.”
“Evet.”
“Bu mavi olan sanki deniz gibi.”
“Öyle.”
Seçmek
“Bir tane alabilir miyim?”
“Bir tane alabilirsin.”
Selenga baktı. Çok vardı. Nasıl seçecekti?
Mavi deniz rengini aldı. Baktı. Işığa tuttu.
İçinde küçük köpükler varmış gibi.
“Bunu istiyorum.”
“Emin misin? Başka tezgahlar da var.”
“Eminim.”
Eski Adam
Tezgahın sahibi yaşlı bir adamdı. Elleri kırışıktı.
“Bu boncukları sen mi yaptın?” diye sordu Selenga.
“Ben yaptım” dedi adam.
“Nasıl yaptın?”
“Cam eritiyorum. Şekil veriyorum. Soğutuyorum.”
“Uzun sürüyor mu?”
“Her biri bir gün.”
Selenga baktı elindeki boncuğa. “Bu bir günün emeği mi?”
“Bu bir gün.”
Selenga daha dikkatli tuttu. Nazikçe.
“Teşekkür ederim” dedi adama.
Adam güldü. “Güle güle kullan.”
Gece Yürüyüşü
Pazardan çıktılar.
Selenga boncuğu avucunda tuttu. Sıkı. Ama kırmamak için nazik de.
“Anne?”
“Hm?”
“Bu boncuk tatilden daha uzun sürecek.”
“Neden?”
“Tatil bitecek. Eve döneceğiz. Ama boncuk kalacak.”
“Ve?”
“Ve her baktığımda tatili hatırlayacağım.”
Annesi elini sıktı.
“Hatıra böyle oluyor.”
Velilere Not
Tatilde bir hatıra seçin — büyük ve pahalı değil, küçük ve anlamlı. Çocuğun kendisi seçsin. O nesneyi neden seçtiğini sorun.
