Selenga kumda oturdu.
Kova aldı. Kürek aldı.
Kale yapacaktı.
İnşaat
Önce kum doldurdu kovaya. Bastırdı. Ters çevirdi. Kaldırdı.
Kule! Mükemmel kule.
Yanına bir tane daha yaptı. Aralarına yol çizdi. Etrafına çukur kazdı — hendek.
“Bu kale” dedi Selenga. “Çok güzel kale.”
Babası yanına geldi. “Mühendis mi oldun?”
“Oldum” dedi Selenga. “Bak, kule var. Hendek var. İçerde avlu var.”
“Kral kim?”
Selenga düşündü. “Ben.”
Dalga
Selenga hendeklerini güçlendiriyordu.
Uzaktan gördü. Büyük dalga.
Koştu kalenin önüne. “Hayır! Gelme!”
Dalga geldi.
Her şeyi götürdü.
Kule yok. Yol yok. Hendek yok.
Düz kum.
Ağlamak
Selenga ağladı.
Babası geldi. Yanına oturdu.
“Çok emek verdim” dedi Selenga.
“Biliyorum.”
“Ve gitti.”
“Gitti.”
“Neden izin verdin?”
Babası güldü. “Ben durduramam dalgayı.”
“O zaman neden burada yaptım?”
“Çünkü burada yapmak güzeldi.”
Selenga baktı babасına. “Gitti ama.”
“Evet. Ama vardı. Güzeldi. Ve sen yaptın.”
Tekrar
Selenga baktı kuma.
Düzdü. Temizdi. Sanki hiç kale olmamış gibi.
Ama yoktu da bir şey. Başlamaya engel yoktu.
Kovayı aldı. Doldurmaya başladı.
“Tekrar mı yapıyorsun?” diye sordu babası.
“Yapıyorum.”
“Dalga yıkacak yine.”
“Biliyorum.”
“O zaman neden?”
Selenga kovayı ters çevirdi. Kaldırdı. Kule çıktı.
“Çünkü güzel.”
Babası güldü. Yanına oturdu. Küreği aldı.
“Ben de yardım edeyim mi?”
“Et.”
Büyük Kale
Bu sefer ikisi birlikte yaptılar.
Daha büyük. Daha güçlü. Kanallar. Kuleler. Köprü.
Dalga geldi.
Yine yıktı.
İkisi baktı. Sonra güldüler.
“Tekrar?” diye sordu babası.
“Tekrar” dedi Selenga.
Velilere Not
Yıkılmak öğretir. Bu masalı okuduktan sonra sahilde kum kalesi yapın — ve dalganın yıkmasına izin verin. Sonra birlikte tekrar başlayın.
